Gebelikte Çay ve Kahve Tüketimi

Gebelikte Zararlı Alışkanlıklar

Kafein, aslında ilaç olduğu halde kontrol dışı kullanılan maddelerin en yaygın olanıdır. Bu yüzden kafein konusunda çok sayıda çalışma yapılmış ve her çalışmanın neticesinde kafein kullanmanın sağlıklı bir davranış olmadığı açıklanmıştır.

Kafein plasentayı geçebilir. Hamilelik döneminde kafein ve kahve tüketimini kısıtlamanız tavsiye edilir.

Kafeini Nereden Alırız?

Kafein, 60’dan fazla bitkinin yapısında bulunur. Kahve, çay ve kola gibi içecekler; çikolata gibi yiyeceklerde bulunabildiği gibi enerji içeceği tarzında bazı içeceklerin içine eklenir. Kafein ayrıca grip ilaçlarında, allerji ve ağrı kesicilerde, bazı diyet ilaçlarında, idrar söktürücülerde ve uyarıcılarda da bulunur.

Malum olduğu üzere bunlar içinde en önemli kaynak çay, kahve ve kolalı içeceklerdir. Bu içecekler dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de kültürün bir parçasıdır. Kahve, çaya göre %50-70 daha fazla kafein içerir. Ülkemizde üreme çağındaki bir kadının günlük ortalama kafein tüketimi günlük 150 miligramdır. Gebelerde ortalama kafein alımı ise günde 100 miligrama inmektedir. Bir bardak neskafe veya bir fincan kahve ile 100 miligram, bir bardak çayda ise 60 miligram kafein alırsınız.

Kafein, kahve içilmesinden yarım saat sonra kanda yükselmeye başlar, 2 saatte pik yapar ve 6 kan seviyesi yarıya iner. Kafeinin kandan karaciğerde temizlenip böbrekle atılır. Sigara tiryakilerinde kafein kandan daha hızlı temizlenir. Gebelikte kafeinin kandan temizlenmesi daha uzun sürer. Kafein hızla bebeğe geçer ve bebek tarafından temizlenemediğinden tekrar anne kan dolaşımına gönderilir.

Kafein Alımının Gebeliğe Etkileri

Gebelikte aşırı kafein alımının; düşük, doğumsal özürler, bebekte büyüme geriliği, ölü doğum ve çocukta uzun yıllar devam eden davranış bozukluklarına neden olabileceğinden şüphelenilmiştir.

Kafein alan annelerin bebeklerinde uyanık kalma süreleri uzar. Bebekteki diğer etkiler, kafeinin anne metabolizmasına etkilerinden kaynaklanır. Örneğin anne kanındaki kafein düzeyinin yükselmesi rahim damarlarının daralmasına yol açarak bebeğe giden besin maddeleri ve oksijeni kısıtlar.

Gebelerde kafein alımının düşüğe neden olabildiği bulunmuşsa da düşük yaptırma etkisi her gün 300 miligramdan fazla kafein alımı ile başlar. Günde 600 miligramdan fazla kafein alan kadınların bebeklerinde gelişme yavaşlaması görülmeye başlar. Günde alınan ortalama kafein miktarında 100 miligramlık artış, bebeğin doğum ağırlığında 100 gram kadar düşmeye neden olur. Kafein alımı ile bebeği ölüm riski arasındak ilişkiyi saptamak zordur. Ancak bebek ölümü olgularında genellikle çay ve kahve içiminin daha fazla olduğu dikkat çeker. Kafein alımı ile erken doğum arasında alaka olup olmadığı hep şüphelenilen bir konu olmuştur. Yapılan incelemelerde erken doğum ile kafeinin ilişkisi olmadığı saptanmıştır. Deneysel maksatla çok yüksek dozda kafein verilen gebe hayvanların bebeklerinde doğuştan gelen özürlerin görüldüğü bilinmektedir. Kafein alan gebelerin bebeklerinde doğuştan gelen özürlerin daha sık olduğu öne sürülmüşse de aralarında bir ilişki saptanmamıştır.

Diğer yandan hamilelik öncesi kafein alan anne adaylarında gebelik şekeri ve gebelik tansiyonu görülme sıklığı azalır.

Doğum Sonrası Kafein Alımının Bebeğe Etkileri

Kahve anne sütüne geçer. Kafeinle bebekte uykusuzluk, hiperaktivite görülebilir. Aşırı kahve tüketimi demir emilimini olumsuz yönde etkileyerek anemiye (kansızlığa) sebep olmaktadır. Gebelikte kafeinli besinlerin tüketilmemesi gerekir.

Kafein Alımının Kısıtlanması

Amerikan Pediatri Akademisi’nin önerisi, süt verme sırasında da kafein alımını günde 200-300 mg ile sınırlanmasıdır.

Farklı ülkelerin sağlık derneklerinin önerileri şu şekildedir.

  • Amerikan gıda ve ilaç dairesi sağlıklı kişilerde kafein alımının günde 450 mg ile sınırlanmasını, gebelikte daha da düşürülmesini önermektedir.
  • March of dimes, gebelerde kafein alımının günde 200 mg ile sınırlanmasını önerir.
  • Kanada sağlık bakanlığı, günlük kafein alımını sağlıklı erişkinlerde 400, çocuk doğurmayı planlayanlarda 300 ve gebelerde 200 miligram ile sınırlanmasını önermektedir.
  • İngiltere gıda standartları ajansı gebelerde kafein alımının 200 miligram ile sınırlanmasını önermektedir.
  • Amerikan jinekolog ve obstetrisyenler koleji günde 200 miligramdan daha az kafein alımının düşük, erken doğum, bebekte büyüme geriliğine yol açmayacağını, fakat gebelikte kafein alımının önerilemeyeceğini bildirmiştir.

Kahve Sizin İçin Kaçınılmaz İse

Eğer hamileliğiniz sırasında kafeini tamamen hayatınızdan çıkaramıyorsanız en azından günde birkaç fincan kahve veya ona denk miktarda kafeinle sınırlayın. Kahve, çay ve kolaların kafeinsiz çeşitleri tercih edilebilir.

Bir fincan kahve ile kendinizi ödüllendiriyorsanız elinizden geldiğince leziz bir kahve içmelisiniz. Tazeliğini ve aromasını koruması için çekilmiş kahvenizi hava geçirmeyen bir kapta buzdolabında muhafaza edin. Kahvedeki esansiyel aromalar, havayla temas ettiğinde kaybolan kafeol adı verilen bir maddeden gelir. Bu maddenin açığa çıkması için çekirdeklerin çekilmesi gerekir. Bu nedenle maksimum aroma için taze çekilmiş kahve en iyisidir.

Tanin kahve demlendikçe artan acı tat veren bir asittir. Kahvenizde fazla tanin olmaması için:

  • Kahvenizi çok kaynatmayın,
  • Granül kahve içiyorsanız tam kaynamamış su ile hazırlayın,
  • Kahve olur olmaz, telvesini ayırın.
  • Hamilelik süresince kahve tüketiminizi günde bir fincan ya da daha azıyla sınırlandırmayı unutmayın.
  • Çikolata ve kakao, kakao çekirdeğinden gelen kafein içerir.

Yararlanılan Kaynaklar

Posted in: